« İranlı Samand Türkiye’de üretilecek | Anasayfa | Bu otomobil, üzerimde iyi durdu mu? »
Ford Focus’un artıları ve eksileri
Yazan: admin | Tarih: Nisan 18, 2008
Bir senfoni düşleyin. İcra edilirken kullanılan enstrümanları şöyle bir gözünüzün önüne getirin. Radyatör ızgarası ve ön panelden oluşmuş bir kontrabas, diferansiyel tanburası ve aks çubuklarından bir çello ve bu çelloya ait silecek kolundan bir yay, arka kapı iç panelinden bir arp, egzoz borusundan mütevellit bir fagot ve motor dış koruma kapağından bir ritm… ”Ode to a Ford” Craig Richay tarafından Yeni Ford Focus için özel olarak bestelenmiş bu eser işte bu enstrümanlarla çalınıyor ve Focus’un her parçasının yeniden yorumlandığı vurgusu böyle veriliyor. 22 kişilik bir ekip 7 haftalık bir çalışmayla bir Focus’u parçalarına ayırarak el emeğiyle oluşturuyor bu enstrümanları. Çünkü Ford’un bir iddiası var. Sınıfının en başarılı ve en çok satan modelini ortaya koymak. Bu iddiasını daha Focus’un reklam filmini televizyonlarda ilk gördüğümüzde anladık. Ve yine anladık ki Ford Yeni Focus’la bunu neredeyse tam anlamıyla gerçekleştirmiş de. Henüz ilk satış rakamlarını göremedik ama en azından otobanlar bunu doğruluyor.
Focus ilk olarak 1998’de piyasaya sürüldüğünde firma yetkilileri Türkiye’de yaklaşık on yılda 120 bin adetlik bir satış rakamına ulaşacaklarını tahmin etmişler miydi bilmiyorum ama bir gerçek var ki Focus, köklerine bağlı bu gelişimini bugün belki görüp görebileceğiniz en oturmuş ve en etkili biçimiyle 2008 yılına taşımış görünüyor. Kısa bir zaman önce piyasaya sunulan Mondeo’ya ve bugün Yeni Focus’a baktığımızda, Ford’un artık yeni nesil çizgisini oturttuğu ve olgunluğa erdirdiğini görmekteyiz. Aynı zamanda bu anlayış yeni bir aile karakteri ortaya koymanın çok anlaşılır ve açık bir göstergesi. Bugüne kadar sadece Avrupa’da 80’den fazla ödül alan ve en çok satan modeli olarak Ford’un amiral gemisi ünvanını taşıyan Focus’un bu yeni haline şimdi biraz yakından bakalım. Gövdenin tamamına bakıldığında ağabeylerinden (önceki focuslar) ilk bakışta bir farkı olmadığını görüyorsunuz. Çünkü Focus eski formunu genel anlamda koruyor. Değişiklikleri fark etmeniz içinse otomobile daha yakından bakmanız gerekiyor. Yüz kısım yine yukarıda sözünü ettiğim anlayışın bir ürünü olarak Yeni Mondeo ile neredeyse aynı görünümde. Gözlerdeki ifadenin benzerliğine rağmen Focus’ta biraz daha sinirli ve keskin bir bakış seziliyor. Bunun nedeni bir HB sportmenliği ve agresifliği olabilir. Bu duyguda geriye doğru uzanan yeni tasarım farların katkısı elbette çok büyük. Arka kısmın ise en dikkat çekici öğesi daha da kalınlaştırılarak öne çıkarılan kanat yani spoyler. Yeni Focus’un asıl farkı iç mekanda kendini gösteriyor. Geniş ve ferah kabine hakim spor, havalı çizgilerden açıkçası fazlaca etkilendim. Pahalı malzeme ve ince işçilik, yumuşak plastik kısımlar ve koltuk döşemelerinin yanı sıra deri kısımlara ek olarak krom detaylar üst düzey kalite vaadini vurguluyor. Orta konsolün, yani klima ve radyonun bulunduğu kısmın çevresindeki desenli gri fon ve çok şık spor havalandırma bölmeleri dikkatlerden kaçmıyor. Ayrıca dört kollu deri direksiyon, şık tasarımının yanında kavrama konusunda da rahatlık sağlıyor. Yine cama doğru derinlik verilmiş kokpit ön camla aranızdaki mesafeyi hayli geniş tutarak daha güvende hissettiriyor. Buna alçak konumlandırılmış koltuklar da katkıda bulunuyor.
YENİ SÜRÜCÜLERİN DİKKATİNE
Yeri gelmişken söyleyelim. Özellikle yeni sürücüler, ki ben bunu daha çok bayan sürücülerde görüyorum; koltuklarını mümkün mertebe yükselterek direksiyon ve camla aralarındaki mesafeyi daraltıyorlar. Sebep aracın önünü görebilmekmiş. Aracın önünü görmek dikkatinizi yoldan ve diğer tehlikelerden alıkoymaktan başka bir işe yaramayacak, ayrıca bu pozisyon kaza anındaki yaralanma riskini daha da artıracaktır. Bu doğru olmayan alışkanlıktan daha ilk sürüş tecrübelerimizde uzak durmakta fayda var. Ayrıca Focus’un rahat ve kolay ayarlanabilir konforlu koltuklarına da vurgu yapmadan geçmeyelim. Ama bu sadece ön koltuklar için geçerli. Yüksek arka koltukların rahatsızlığı ve yetersiz omuz mesafesi karşısında şaşkınlığımı saklayamadım. Dostlarınızın rahatı siz ve eşiniz kadar önemsenmemiş anlaşılan.
Yine klima sorunsuz ve hatta sessiz, entegre Sony komple müzik sistemi ise kusursuz bir sound sunuyor.. Kokpit üzerine konumlandırılmış havalandırma boşlukları bence güvenli sürüş açısından sakıncalar teşkil etmekte. tasarım anlayışından ileri gelen bu dizayn özellikle parlak malzeme kullanıldığında, güneşin önden geldiği durumlarda cama yansıyarak gözünüzü alabiliyor. Hem cama yakın olmayan bu tür düzenlemeler, oluşan buharı da istenen zamanda eritmiyor. Ama zaten Focus Yeni Mondeo’da da olduğu gibi maksimum rezistans sistemiyle camlarda oluşan buharı bir kaç saniyede çözebiliyor. Ama yinede sürüş güvenliği açısından bu tür uygulamalardan vazgeçilmeli ya da yumuşak plastik kullanılarak iyi kamufle edilmeli diye düşünüyorum. Kokpit üzerinde yine iyi saklanmış derin saklama alanı Focus’un hayatınızı kolaylaştıran zekice düzenlemelerinden sadece bir tanesi. Trend ve titanium olarak iki ayrı donanım ve üç gövde tipinde (sedan, hb, sw) üretilen Focus’un kullandığım gövde tipi hb ve 1.6 litrelik 4000 devirde 109 beygir güç üreten TDCi dizel motorlu titanium donanımıydı. Artık dizel teknolojilerdeki yenilik ve her geçen gün kat edilen başarı Ford’un “turbo dizel common-rail injektion” sisteminde de kendini göstermiş, sessiz ve yakıt tüketiminde oldukça cimri bir motor performansı ortaya konmuş. Aslında sessizliğin bir nedeni de iyi izole edilmiş iç mekan. Bunda derin ve kalın yumuşak plastikten mamul kokpitin de payı yadsınamaz elbette. Motora adeta set koyan bu anlayış dizel donanımlarda artık kaçınılmaz bir tasarım anlayışına dönüştü bile. Focus’un bu konfor anlayışına ek olarak yine sürüş kolaylığı sağlayan yumuşak karakterli yapısı, gerek süspansiyon ve yaylar da gerekse şanzıman sisteminde kendini göstererek özelikle kemiksiz vites geçişleri ve yumuşak debriyaj pedalı ile şehir içi kabusunu bir nebze dindiriyor. Örneğin İstanbul’da trafiğin en yoğun olduğu bir iş çıkışı saatinde Levent’ten yola çıkan bir sürücünün birinci köprü çıkışına kadar ki yaklaşık iki kilometrelik bir mesafedir, her bir metrede bir debriyajı kullandığını düşünürseniz sert bir pedalın nasıl bir işkenceye dönüşebileceğini daha rahat kavrayabilirsiniz.
Yine sürüş konforu ve güvenliği artırıcı unsurlar olarak, arka tekerleklerin girinti ve çıkıntılarda birbirinden bağımsız reaksiyon vermesini sağlayan bağımsız süspansiyon sitemi ve düşük hızlarda daha rahat manevra kabiliyeti sunan elektrik takviyeli hidrolik direksiyon sitemini ekleyebiliriz. Ayrıca düşük lastik basıncı ikazı ve tehlikeli frenlemelerde otomatik devreye giren dörtlü ikaz lambaları Yeni Focus’un ekstra özellikleri arasında sayılabilir. Yeni bir Focus alacaklara küçük ama önemli bir de uyarı. Bir benzinciye yaklaşıp depo kapağını açtığınızda yakıt tankı kapağının olmadığını görüp şaşırmayın. Bu, sınıfında ilk defa Focus’ta sunulan kapaksız yakıt doldurma sisteminden başka bir şey değil. Bu sayede yanlış yakıt alma riskiniz ortadan kalkarak araçta bu sebeple oluşabilecek hasarın ve yapacağınız muhtemel masrafların önüne geçiyorsunuz. Focus pazar payı en geniş segmentte yani C sınıfındaki diğer rakipleri karşısında oldukça iddialı bir otomobil. Doğrusu Yeni Focus yeni formuyla bende de kayda değer bir etki bıraktı diyebilirim.
TEKNİK ÖZELLİKLER
Motor: 1.6 Litre Duratorq TDCi
Yakıt sistemi: TDCi
Maksimum güç (HP): 109/4000(devir/dakika)
Maksimum tork (Nm): 240/1750(devir/dakika)
Yakıt türü: Dizel
Şehir içi tüketim(l/100km): 5,8
Şehir dışı tüketim(l/100km): 3,8
Ortalama tüketim (l/100km): 4,5
Uzunluk / genişlik / yükseklik (mm): 4337 / 2019 / 1500
Bagaj hacmi (lt): 385/1247



Kategori: Haberler & Yenilikler |
Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.